Dünün Bugünün Geleceğin Hikâyesi

Korkma yaşam güzel!

Küçük kız susmuştu, öyle dalmıştı ki, hayatta ne kadar çok şeyin beklentisi olduğunu unutmuştu. Onları dinledi dinledi… Ve artık yapması gerekenleri biliyordu, hiç durmayacaktı. Koşarak evine dondu… Herkesin birbirini çok daha fazla önemsemesi gereken bir geleceğe ihtiyaçları olduğunu anlamıştı… Yola koyulması gerektiğini artık biliyordu.

Peki, ona bu koskoca Dünya’da kim yol gösterecekti, doğru yolu, iyi olanı nasıl bulacaktı, yaşamı herkes için daha değerli nasıl kılacaktı? Kafasında pek çok soru vardı ve bu soruların hepsine cevap arıyordu. Şimdi yola çıkma zamanıydı… Artık hazırdı, kapıyı açtı ve bugüne kadar hiç uzak kalmadığı evinden ormana doğru bir göz attı… Karanlıktı ve onu nelerin beklediğini bilmiyordu, ama hedefi açıktı, bu Dünya’yı daha yaşanabilir bir yer yapacaktı, herkes için!

İlk adımını attı ve artık geri dönüşün olmadığını biliyordu, bir daha asla geriye dönmeyecek, arkasına bakmayacak sadece gelecek hedeflerine yürüyecekti… Yürümeye başladı… Saatler saatler geçti… Artık yorulmuştu ve durma, dinlenme zamanı gelmişti. Upuzun bir ağacın altında dizlerinin üzerine çökerek oturdu, ayakkabılarındaki toprak kokusu öyle güzeldi ki şimdiden yaşamın güzelliklerini hissetmeye başlamıştı. Hafifçe gözlerini kapadı ve uykuya daldı.

Küçük kız gözlerini açtığında artık gece olmuştu, her yer karanlıktı, acaba yolunu kaybeder miydi? Aklından türlü türlü sorular geçirmeye başladı, korkuyordu… Ağacın altından kalktı. Toprak nemliydi, toprak artık ayakkabılarına daha çok yapışıyor ve yürümesini zorlaştırıyordu… Durdu, düşündü… Bunca yaşamı içinde barındıran bu orman, ona da bir iyilik yapıp yolunu gösterebilir miydi acaba? Ama hayır bu sadece masallarda olurdu dedi ve artık bir çocuk gibi hissetmediğini fark etti. Unuttu onun bu yola çıkmasına sebep olan özü, çocukluk saflığını, iyi niyeti, güzel olanı…

Ormanın içine doğru hızlı adımlarla adeta koşarcasına yürümeye devam etti…

Her adımda karanlık daha da bastırıyordu, korku artıyordu… Nefes nefese durdu, etrafına bakındı karanlık dışında hiçbir şey yoktu, bomboştu… Gözlerini kapattı ve düşündü. Niye buradaydı, asıl amacı neydi… Kendini topladı ve dedi ki “ Buradayım çünkü bu karanlığı silmek istiyorum, çünkü bu Dünya’yı apaydınlık bir yer yapmak istiyorum”…

Uzaktan bir ışık fark etti, bir ses, hayır hayır birden fazla ses, sanki doğanın bütün hayvanları ona doğru geliyordu… Önce bakmak istemedi ama kulakları duyuyordu, kulaklarını ve gözlerini kapadı. O anda burnunun üstüne bir tüy düştüğünü gördü, parlak ve uzun bir tüy sanki onu uçurabilecekmişçesine kalın, heybetli… Gözünü açtı ve evet tam önünde ışığın ortasında duruyordu. Sen kimsin dedi küçük kız korkuyla…”Ben KARTALIM” diye cevap geldi çok geçmeden .”KORKMA” dedi… İşte o anda küçük kız içindeki özün, iyiliğin yaşam için ne kadar önemli olduğunu fark etti. Yolları artık açıktı ve artık yürümeye değil koşmaya başlayabilirdi.

İnternet sitemiz en iyi 1024*768px çözünürlükte görüntülenmektedir.