Uluslararası alanda kabul görmüş normlara sahip olan GRI-Global Reporting Initiative geçen yıl ortaya koydu G4, 4. Nesil sürdürülebilirlik raporlama sistemi ile şirketleri yeni hedeflere doğru yönlendirmeye devam ediyor. Her yıl yeni versiyonları ile kullanıcılarıyla buluşan raporlama sistemleri geliştiren GRI, sürdürülebilirlik raporlamasında Dünya’da öncü konumunu sağlamlaştırıyor.

G4 ile sürdürülebilirlik raporlamasında kurum ve kuruluşların hayatına yeni bir sistem beraberinde faydalı yenilikler de geliyor. Tedarik zinciri yapısına daha fazla odaklanan yeni sistemde bütünsel etkiler ve stratejiler daha ön plana çıkıyor. Önceliklendirme alanına yapılan vurgunun artırıldığı yeni yapı, unsurlar paydaş etkileri bazında daha detaylı olarak belirleniyor ve önemlilik durumlarına, etki durumlarına göre raporlanıyor. Bu raporlama metodolojisi aslında bilgi kirliliğini de ortadan kaldırıyor diyebiliriz… Kurum ve kuruluşlar etki alanları dâhilinde, paydaşlarının beklentilerine dokunan unsurları raporlayarak, katma değer oluşturacak stratejileri süreçlerinde konumlandırıyorlar. Paydaş kapsayıcılığı ilkesine bağlı kalan GRI, sürdürülebilirlik stratejilerinin bütünsel etki alanında değerlendirilmesinin önemine vurgu yapmaya devam ederek, etkilerin lokalin ötesinde, global alan bazında değerlendirilmesi gerekliliğine yaptığı vurguyu yinelemeye devam ediyor.

Yeni nesil raporlama ile raporlama seviyeleri de değişmiş oldu. Artık kapsamlı ve temel olarak ayrılan raporlama seviyeleri, raporun bağlamına ve kapsayıcılığına göre değişiyor. Standart ve özel bildirimleri kapsayan yeni nesil uygulamada, Content Index ve Materiality Disclosures hizmetlerini sunan GRI raporlama sisteminde günden güne revizyonlar yaparak, sürdürülebilirlik aksiyonlarını optimize etmeye devam ediyor.

Tuğçe BALARISI