Asında teknik bakış açısıyla süreçlere bakmak en kolayı, prosedürler, standartlar, talimatlar, şartnameler derken kendimize geleceği sorgulamaya ne kadar zaman kalıyor diye sormamışız hiç… Her şeyin ötesinde “canlı” olma özelliğimizi unuttuğumuz bugünlerde sürdürülebilirlik kavramına bize bugüne ve geleceği oturup düşünme fırsatı verdi. İşimizi yaparken evet çok gelişmiş bir altyapımız var ve teknolojiyi kullanıyoruz ama bu uygulamaların iş performansının yanında ülkemize yatırım etkisi ve çevresel etkileri neler diye sorduğumuz gün bizim için Sürdürülebilirlik Stratejilerimiz şekillendi diyebiliriz.

Çoklu düşünebilmek, dış ve iç çevreye ekonomik, sosyal ve çevresel bakış açısıyla bakabilmek son derece önemli. Bugün şebeke ağımızı Bursagaz olarak planlarken, kullandığımız malzemenin yapısından, geri dönüştürüle bilirliğine, toprak kirliğine etkisinde bakarken aynı zamanda bu malzemenin üretiminde ortaya çıkan emisyon değerlerini de dikkate alan bir iş planlaması üzerinden operasyonlarımızı yönetiyoruz. Elbette sadece malzeme bakış açısıyla değil yapılan yatırımın, bölgeye ürettiği değer yarattığı istihdam da bizler için ekonomik performansımızı etkileyen temel göstergelerden. Attığımız adımı sadece bir adım olarak değil bir su izi ya da karbon ayak izi olarak görüyor ve hedeflerimizi bu etkileri indirgeme yönünde belirliyoruz. En önemlisi de emisyonu ve bağlantılı olarak enerji tüketiminde azaltma adına kullandığımız smart regülatör, vortex sistemlerinin aynı zamanda iş performansına da olumlu etkilerini görmek bizler için ayrıca önemli.

Bugün oluşturduğumuz şebekeyi aslında biz gelecek nesillere taşıyoruz… Bursagaz ya da x şirketi gelecekte bu şebeke ağından yararlanarak katma değer üretecek hizmetleri geliştirebilecek konumda. İşte bu asıl yatırımın değerini gösteren bir olgudur…

Ahmet CANDAN